“The Smashing Machine” lakaplı Mark Kerr, 90’ların sonu ile 2000’lerin başında, MMA’in taş zemini kadar sert bir efsaneye dönüşürken, film onu sekizgenin gürültüsünden özel hayatının kırılgan sessizliğine taşıyor. Güreş köklerinden beslenen bitmek bilmez idmanlar, kesilmeyen kilo savaşları ve sakatlıkların biriktirdiği ağrılar, zaferlerin parıltısını gölgeler. Kerr, üst üste gelen başarıların ortasında ağrı kesicilere yaslanmaya başlar; şöhret, sponsorlar ve organizasyonların baskısı, bir yandan da onu ayakta tutan fakat incelen bir aşkı sınar. Arkadaşlıklar ve koçların itişiyle yürüyen kariyeri, bedelin nereye kadar ödenebileceği sorusuna uzanır. Alkışların dindiği yerde, Kerr hem rakipleriyle hem de kendine karşı en zor rakibini bulur: dayanabilecek bir kalp ve yeniden başlama cesareti.