Lüks bir banliyöde huzurlu rutinini korumaya çalışan genç bir anne, evine giren yeni dadıyla birlikte görünmez bir çatlağın yavaşça büyüdüğünü hisseder. Masum gülümsemelerin ardında saklanan disiplin, evin ritmine sızdıkça sıcaklık yerini ürpertici bir düzene bırakır. Bebek monitörlerinden keskin bakışlara, küçük aksaklıklar zinciri giderek bir stratejiye dönüşür; dostluk ve güven, ev içi iktidarın en kırılgan para birimleri olur. Kamera, muntazam bahçelerin gerisindeki tedirginliği yakalarken müzik nabızla yarışır. Film, sıradanlığın kalbinde filizlenen tehdidi titizlikle büyütür; gösterişsiz ama keskin performansları ve tıkır tıkır işleyen gerilim matematiğiyle, güven dediğimiz şeyi yeniden düşündürür. Finale yaklaşırken nefesler kısılır.