Su Yüzü: Genç Deniz, dul annesinin düğünü için yıllar sonra memleketine döndüğünde, yıllardır bastırdığı öfke, korku ve suçluluk duyguları onunla birlikte kapıdan içeri girer. Aile evinin duvarlarında dalgalanan anılar, babasının denizde kayboluşuna dair kırık imgelerle örülüdür; annesiyle kuramadığı bağ ise her konuşmada biraz daha gerilir. Film, kazanın gölgesinde büyümeye çalışan bir kızın, suskunlukla kapanmış yaralara dokunma cesaretini bulmasını takip ediyor. Yönetmen, suyu hem tehdit hem de arınma sembolü olarak kullanırken, geniş kadrajlar ve duru bir anlatımla iç dünyanın fırtınalarını dışarı taşırıyor. Deniz, geçmişin ağırlığını taşımayı bırakıp onunla yaşamayı öğrendikçe, yetişkinliğe atılan sessiz ama gerçek bir adımın ne demek olduğunu keşfediyor. Hikâye, sükûnetle ve umutla biter.