Left-Handed Girl, Taipei’nin buğulu gece pazarları arasında kök salmaya çalışan bir ailenin küçük ama sarsıcı yolculuğunu anlatıyor. Bekar bir annenin, iki kızını doyurmak için sıcak buhar ve neon ışıkları arasında tezgâh açtığı dünyada, kentin gürültüsü kadar ev içindeki fısıltılar da belirleyici. Sol elle yazmak gibi, onların yolu da alışılmışa ters; her hareket küçük bir direniş, her satış bir nefes. Yönetmen, el kamerasının titreşimi ve yakından kurulmuş kadrajlarla yakınlık hissi yaratırken, ses bandındaki sokak uğultusu duyguların nabzını tutuyor. Büyük dramatik patlamalar yerine, bakışlar, yarım kalmış cümleler ve ufak jestlerle örülen film; göç, aidiyet ve kız kardeşliğin kırılgan ritmini şefkatle dinliyor. Performanslar doğal, Taipei adeta üçüncü başrol. Uzun süre zihinde kalır; iz.