İki Dünya Bir Dilek, 1998 yılbaşı gecesinde aynı hastane koridorunda yolları kesişen iki çocuğun, Bilge ve Can’ın, büyüdüklerinde bambaşka alanlarda kurdukları hayatlara rağmen sönmeyen bağlarını izliyor. Yıllar sonra Bilge keskin zekâlı bir avukat, Can ise rüzgârın okşadığı taşların arasında ün kazanmış bir arkeolog olduğunda, bir dava ile bir kazı beklenmedik biçimde aynı sırra dokunur. Onları yeniden bir araya getiren şey, çocukken fısıldadıkları dilek ve o geceden sakladıkları küçük bir hatıradır. Mahkeme salonlarının neon ışıklarıyla, kazı alanlarının solgun şafağı arasında iki dünya kurulur; zaman, sevgi ve hafızanın sınırları zarifçe yoklanır. Son kararı verdiklerinde, geçmişe mi tutunacakları, yoksa diledikleri geleceği mi seçecekleri açığa çıkar. Film, küçük bir mucizenin yetişkinliğe sızışını duyarlı bir dille anlatıyor.